Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezleri

0
775

Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezleri

Özel gereksinimi olan bireylere ve dolayısıyla Otizm spektrum bozukluğu olan çocuklara eğitim veren kurumlardan bir diğer kurum ise Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezleri’(ÖERM)dir. Bu merkezler,otizm spektrum bozukluğu olan bireylerin ve diğer özel gereksinimi olan bireylerin konuşma ve dil güçlüğü, ses bozuklukları, zihinsel, fiziksel, duyusal, sosyal, duygusal veya davranış problemlerini ortadan kaldırmak ya da etkilerini en az seviyeye indirmek, yeteneklerini yeniden en üst seviyeye çıkarmak, temel öz bakım becerilerini ve bağımsız yaşam becerilerini geliştirmek ve topluma uyumlarını sağlamak amacıyla hizmet veren özel öğretim kurumlarıdır. Özel eğitim okulları ile özel eğitim ve rehabilitasyon merkezleri, 20/03/2012 tarihli ve 28239 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Millî Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliği’nin hükümlerine göre açılır ve kapatılır. 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu kapsamında açılan özel eğitim okulları ile özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerindeki eğitim ve öğretim, yönetim, engelli bireylere uygulanacak destek eğitim programları,engel grupları ve dereceleri ile özel eğitim okulunun özel eğitim ve rehabilitasyon birimi ve özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinde engelli bireylere uygulanacak destek eğitim giderlerinin karşılanmasına ilişkin usûl ve esasları belirlemek amacıyla 18/05/2012 tarihli 28296 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Millî Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim Kurumları Yönetmeliği hazırlanmıştır. Bu yönetmelikte, daha önceki yönetmelikte kullanılan “özürlü” terimi “engelli” ibaresi olarak değiştirilmiştir. 2012 tarihinde yayımlanan her iki yönetmeliğin 3. maddesinin o) bendinde, özel eğitim merkezleri; “Özel eğitim değerlendirme kurulları tarafından yapılan eğitsel değerlendirme ve tanılama sonucunda destek eğitimine ihtiyacı olduğu belirlenen(Değişik ibare:RG-24/5/2013-28656) engelli bireylere destek eğitimi hizmeti veren özel öğretim kurumu” olarak betimlenmektedir. Aynı maddenin g) bendinde de destek eğitim programı “Özel eğitim okulunun özel eğitim ve rehabilitasyon biriminde ve özel eğitim ve rehabilitasyon merkezinde destek eğitimine ihtiyacı olan bireylerin engel grupları, dereceleri ve engel niteliği ile bireysel gelişim yeterlilikleri dikkate alınarak hazırlanmış ve Bakanlıkça onaylanmış eğitim programı” olarak ifade edilir.

Özel eğitim ve rehabilitasyon merkezinde verilen eğitim hizmetlerinin amacı, 1739 sayılı Millî Eğitim Temel Kanununda belirtilen Türk Millî Eğitiminin genel amaç ve temel ilkeleri doğrultusunda, 28239 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Millî Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliği’nin 5. maddesinde şu şekilde açıklanmaktadır: “Özürlü bireylerin Bakanlıkça belirlenmiş destek eğitim programları ile özel yöntem, personel, araç ve gereç kullanarak ilgileri, ihtiyaçları, yetenek ve yeterlilikleri doğrultusunda hayata hazırlanmasını, toplum içindeki rollerini gerçekleştiren, başkaları ile iyi ilişkiler kurabilen, iş birliği içinde çalışabilen ve çevresine uyum sağlayabilen üretici bireyler olarak yetişmelerini, dil ve konuşma güçlüğü ile zihinsel, fiziksel, duyusal, sosyal, duygusal ve davranış problemleri olan özürlü bireylerin engellilik halinin ortadan kaldırılmasını ya da etkilerinin en az seviyeye indirilerek yeteneklerinin en üst seviyeye çıkarılması ve topluma uyumlarının sağlanması, temel öz bakım becerilerinin ve bağımsız yaşam becerilerinin geliştirilmesini sağlamak için destek eğitimi çalışmaları yapmaktır.”

Yukarıda belirtilen çalışmaları yürütecek personel ve bu personelin görevleri yönetmeliğin 7. ve maddelerinde ayrıntılı olarak betimlenmektedir. Özürlü bireylerin özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerine kaydı ile ilgili açıklamalar yönetmeliğin 20. maddesinde, “engelli birey modülü” üzerinden yapıldığı belirtilmektedir. Bu merkezlerde verilen destek hizmetlerin ücretlendirilmesi konusu ise 22. maddede; “…Maliye Bakanlığınca belirlenen destek eğitim tutarı karşılığı bir aylık sürede verecekleri 8 saat bireysel ve/veya 4 saat grup eğitimi için ders ücreti belirlemezler. Ancak, velinin isteği üzerine özürlü bireye daha fazla ders verilmemesi durumunda, bu derslere ilişkin ücret Millî Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim Kurumları Yönetmeliği hükümlerine göre belirlenir.” şeklinde açıklanmaktadır.

02.05.2006 tarihli ve 26156 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Özel Meslekî Rehabilitasyon Merkezleri Hakkında Yönetmelik’te engelli bireylerin kabiliyetlerine göre bir işte meslekî eğitim alarak sosyal refah ve ekonomik açıdan gelişmelerini sağlamak amacıyla açılacak olan özel meslekî rehabilitasyon merkezlerini açma, devir, nakil ve kapatma, merkezde uygulanacak rehabilitasyon hizmetleri ve kurs programları, merkez personeli ve nitelikleri ile merkezin işleyişine ilişkin esaslar hakkında hükümler bulunmaktadır (Tutal ve Çolak, 2013). Bu merkezlerde uygulanan programların içeriğine göre otistik çocuklara günlük yaşam becerileri, iletişim becerileri, sosyal beceriler gibi alanlarda öğretim yapılırken problem davranışların azaltılması ve değiştirilmesine yönelik hizmetler sunulmaktadır (Yıkmış ve Özbey, 2009).

Türkiye’deki Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezlerinin istatistik bilgilerine göre, %53.2’si yaygın gelişimsel bozukluğu olan bireylere hizmet vermektedir. Hizmet veren bu kurumların %52.7’si büyükşehirlerde bulunmaktadır (Tutal ve Çolak, 2013). Türkiye’de otizm spektrum bozukluğu tanısı alan çocuk sayısı net olarak belirlenemediği için eğitim kurumlarına başvuran ya da devam eden otizm spektrum bozukluğu olan çocuk sayısına ve kurumlara ilişkin istatistik bilgileri kesin olarak bilinememektedir.

Kaynaştırma uygulamaları erken çocukluk döneminde olduğu gibi ilkokul ve ortaokul dönemlerinde de önemlidir. Bu dönemde kaynaştırma uygulamalarının daha çok bilişsel yetersizlikler, yoğun davranış problemleri, işlevsel akademik becerilerinin öğretimlerine yönelik yapılması önemlidir

Çeşitli ülkelerin raporlarında kaynaştırma eğitimi ilkokulda genellikle daha etkili olduğu; ancak ortaöğretime gelindiğinde ciddi problemler ortaya çıktığı ve özel gereksinimli çocuklar ve normal gelişim gösteren akranlar arasındaki farkı yaşla birlikte giderek arttığı belirtilmektedir. Bu nedenle, pek çok ülkede ortaöğretim düzeyinde kaynaştırma eğitiminin temel problemlerden biri olduğu vurgu- lanmaktadır.

Kaynak: Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Genel Müdürlüğü 2016

YORUM YAP

Please enter your comment!
Please enter your name here